Cep Telefonunun Zararlarından Korunma Yolları

Cep telefonumuz yoksa, varlığımızın da bir anlamının kalmayacağı günlere doğru kosar adım  gidiyoruz. Kısa sürede elimiz ayağımız zannettiğimiz bu cihaz sayesinde konusuyor, yazısıyor, fotoğraf çekiyor, TV izliyor, müzik dinliyor, tansiyonumuzu ölçüyor, haberdar oluyor, hesaplarımızı düzenliyor, ödüyor,harcıyor ve daha pek çok sey yapıyoruz.

Kulaklarımızı, cep telefonlarının muhtesem islevlerine kabartmısken alın üç yeni gelimse size: Uluslararası Kanser Arastırma Ajansı (IARC), cep telefonlarından ve baz istasyonlarından maruz kalınan radyo dalgalarını içine alan elektromanyetik alanları, muhtemel kanserojen içeren 2-B grubuna aldı. Bu bilgi muğlak geliyorsa, iste daha anlasılır olanı: İngiltere Radyolojik KorumaKurulu’ndan: "Cep telefonları küçük çocuklarda tümör riski yaratıyor." Bu türden bilgilerden daha çok var; çünkü zaman ilerliyor ve kullandığımız teknolojinin uzun vadede görülecek zararları bir bir ortaya çıkmaya basladı: Dünya iletisim devlerindenAT&T için çalısıp cep telefonunun zararının olmadığını söyleyen Dr. George Carlo, sirketten ayrıldıktan sonra yazıp konusabiliyor ancak: "Laboratuvar deneyleri, cep telefonu radyasyonunun genetik sifre bozukluklarına yol açtığını göstermistir."Medyada arada bir yayınlanan haberler,cep telefonlarının zararsız olduğu, yapılan

arastırmalarda zararının henüz tam olarak tespit edilemediği yönünde bilgilerveredursun; bu harika cihaz sayesinde sağlığımızın büyük bir tehdit altında olduğu, artık bilimsel verilerle ve yüksek sesle dillendirilmeye baslandı. Türkiye’de madalyonun kara yüzü ile ilgili yayınlanan ilk kitap, geçtiğimiz günlerde okurun ilgilisine sunuldu. Hayykitap Yayınları’nın çıkardığı" Tehlikeli Oyuncak" adlı eser, Prof. Dr. Selim Seker ve Anıl Korkut tarafından yazıldı.

Seker ve Anıl’ın bilimsel-akademik bir dile boğulmadan, herkesin anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme aldıkları kitap, cep telefonunun sağlığımız üzerindeki zararlarına ilişkin çarpıcı arastırma sonuçlarını, dehset verici çeliskileri,cep telefonu üreticilerinin cep telefonu lehine destekledikleri bilimsel çalısmaların nasıl fiyasko ile sonuçlandığını gösteren örnekleri, bilim adamlarının ilginç itiraflarını içeriyor. Kanserden beyin tümörüne, yüksek tansiyondan hafıza kaybına, cep telefonunun kısa ve uzun vadede ortaya çıkan ve çıkması muhtemel olumsuz etkilerinin anlasılır bir dille açıklandığı kitapta, en az zararla gerçeklestirilecek kullanım için, bir kısmını üst tarafta alıntıladığımız tavsiyelerde bulunuluyor.Prof. Dr. Selim Seker, kulağımızın neredeyse içine sokup beynimize bu kadar yakın tuttuğumuz, elektromanyetik radyasyon yayan baska bir cihazın olmadığını belirtiyor ve söyle diyor: "Diğer aletlerin kullanımında aldığımız zararı, vücut kendini yenileyerek bertaraf edebiliyor. Oysa cep telefonunu yoğun kullandığımız için buna fırsat vermiyoruz.

Cep telefonunun kullanımı gün geçtikçe artıyor. Dolayısıyla daha da bağımlısı oluyoruz ve tehlike gittikçe büyüyor."Prof. Seker, zaman zaman medyada cep telefonlarının insan sağlığına zararı olmadığı yönündeki haberleri, sigara örneği ile açıklıyor: "1960’larda sigaranın zararlarından hiç söz edilmiyor, sadece öksürük yaptığı konusuluyordu. Ama simdi kanser yaptığını biliyoruz. Biz sigarada yapılan hatanın cep telefonunda da yasanmaması için dikkatli olmamız gerektiğini, zararlı yanlarıyla ilgili sonuçları ve ihtimalleri belirtip uyarmayı istiyoruz. Bu teknolojiyi bilinçli kullanmak, çocuklardan uzak tutmak gerektiğini, bir bilinç olusturup cep telefonu üreticilerini, daha az elektromanyetik radyasyon yayan cihazlar yapmaları için zorlamak gerektiğini söylüyoruz." Türkiye’de bazı GSM operatörlerinin hazırladığı ve cep telefonunun sağlığa zararının olmadığını belirttiği brosürlere, para karsılığında, konu ile ilgili bir tane bile makalesi olmayan bilim adamlarının imzasının alındığını belirtiyor Prof. Seker ve ekliyor: "Bu türden çalısmaları bağımsız kuruluslar yapar. Sikayetçi olunan tarafın, sikayet ile ilgili çalısma yapması etik açıdan ne kadar doğru olur? Ama medya bu kuruluslardan büyük miktarlarda reklam girdisi sağladığı için aleyhte sonuç veren çalısmaları değerlendirmiyor, lehte olan çalısmaları ön plana çıkarıyor."

 

CEP TELEFONUNDAN KORUNMANIN

BASİT YOLLARI

· Cep telefonu görüsmelerini mümkün olduğunca kısa tutup gereksiz konusmalardan kaçınmak, yakında sabit hat varsa onu tercih etmek.

· Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırtmamak, telefonları onların yakınında tutmamak.

· Cep telefonu görüsmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak.

· Hamilelikte cep telefonunu acil durumlar dısında kullanmamak, hamilelik süresince evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak.

· Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak. (Bu, zararı bütünüyle önlemez, ancak azaltabilir. Çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulasır.)

· Konusma dısında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan ka
çınmak. (Bir çalar saat, gece boyunca basucunuzda durarak biyolojik ritminizi altüst edecek cep telefonuyla aynı islevi görecektir.)

· Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.

· Cep telefonlarının en savunmasız zamanda yakalayacağı geceleri cihazı kapatma alıskanlığı kazanmak.

· Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefon çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bu sırada telefonu bas bölgesinden uzakta tutmak. (Gelen çağrıyı açtıktan veya karsı taraf görüsmeye açtıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa götürmek daha güvenlidir.)

· Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görümse yapmamak. (Cihaz çekmediği için görüsmenin gerçeklesmesi baz istasyonun daha fazla elektromanyetik radyasyon

iletmesini gerektirir.)

· Baz istasyonları ve tasıma hatlarını, okul, kres, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurmak. (Radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaslılar görür.)

· SAR değeri daha düsük cihazı tercih etmek daha az radyasyona maruz kalmak demek. SAR değeri düsük cep telefonlarını tercih etmek.

· Harici antenli cep telefonlarını tercih etmek.

· Cep telefonunu gün içinde vücudunuzdan olabildiğince uzakta, çantada; çantanız yoksa, en dıs cebinizde tasımak.

· Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli tasıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.

· Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakın bir yerde tasımamak.

· Yakınınızda bulunan baz istasyonunu kaldırtmak ve servis yetkililerine,istasyonları için sağlığı tehdit etmeyecek yerler seçme konusunda sorumluluklarını hatırlatmak.

· Cep telefonunun bir organımız olduğunu zannetmemek, hayatı cep telefonu olmadan idare etmenin yollarını aramak, mümkün mertebe klasik iletisim araçlarını kullanmak.

KISA VADELİ ZARARLARI (24 SAAT)

· Görüs alanında daralma.

· Kalp pilinin bozulma riski.

· Yoğun stres ve yorgunluk hissi.

· Konsantrasyon ve dikkat bozulması.

· Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma.

· İsitmede geçici aksaklıklar olusması. Bas ağrıları ve sersemleme.

UZUN VADELİ ZARARLARI (10 YIL)

· Genetik yapının bozulması.

· Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri.

· Kan beyin bariyerinin zedelenmesi.

· Kalp rahatsızlıkları.

· Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski.

· Kalıcı isitme bozuklukları.

· Embriyo gelisiminin zarar görmesi.

· Kadınlarda düsük riskinin artması.

· Kan hücrelerinin bozulması.

· Bağısıklık sisteminin bozulması. < /span>

· Yüksek tansiyon.

· Sperm sayısının azalması.Özel Emme Oranı olarak ifade edilen “SAR” değeri cep telefonlarının kullanılırken vücudun emdiği radyasyon miktarının watt cinsinden karsılığı olarak tanımlanıyor.Buna göre tavsiye edilen maksimum oranı 10 gramlık dokuda 2 watt açıklanan listede yer alan 0.12 watt\1.5 watt arasında değisen radyasyon emme değerlerinin, Uluslar arası Radyasyon Koruma Komisyonu tarafından güvenli olduğu açıklandı. Yine de bu oranların da insan sağlığına zarar verip vermediği kesin olarak kanıtlanamadı. Telefonların sar değerini öğrenmek için: www.sarvalues.com sitesi ziyaret edilebilir.

Bu yazı Uncategorised kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir