|
Nükleer Santraller Nükleer santral; uranyum 233, uranyum 235, plütonyum 239 ve toryum gibi maddelerin atomlarının kontrollü bir şekilde reaktörlerde parçalanması sonucu açığa çıkan çok yüksek derecede ısı enerjisinden elektrik üreten bir termik santral tipidir. Bu ısı enerjisinden buhar kazanındaki su ısıtılarak yüksek sıcaklıkta ve basınçta buhar elde edilmektedir. Meydana gelen buhar, türbine verilerek mekanik enerjiye çevrilir. Buhar türbininin miline akuple bağlı olan alternatör döndürülerek elektrik enerjisi elde edilir. Fosil yakıtların (kömür, petrol, gaz) tükenebilir olması ve atmosferik kirlenmeye yol açmaları, ayrıca, her geçen gün artan enerji ihtiyacını karşılamak için nükleer santrallerin kurulması gündeme gelmiştir. Radyoaktif bir sızma olmaması durumunda en temiz ve kuruluş maliyeti hariç en ucuz elektrik enerjisi üreten santrallerdir. Nükleer santrallerin yakıt ihtiyacı ve atığı diğer termik santrallere göre çok azdır. Örneğin; 1g U235 2.500 kg kömürün verdiği ısıya eş değer ısı vermektedir. 1 kg uranyum ile üretilen elektrik 16.6 ton taşkömürü ya da 11.1 ton (80 varil) petrolle üretilen elektriğe eş değerdir. Bir başka anlatımla 1 kg kömürden 3 kWh, 1 kg petrolden 4.5 kWh, 1 kg uranyumdan 50 000 kWh enerji üretilir.5 g uranyum yakıt lokması, reaktörde 3 yıl kalmakta ve 4.000 kW/saat elektrik üretmektedir. 1.000 MW gücündeki hafif su soğutmalı bir reaktörden yılda 27 ton atık çıkarken, kömür yakıtlı bir santralde bundan 250-300 bin kat daha fazla atık çıkmaktadır. Hâlen dünya elektrik üretiminin %17'si nükleer santrallerden sağlanmaktadır. (İlk elektrik üreten santral Pennsylvania'da-ABD 1957). 1955 yılında yapılan 1. Çevre Konferansı 'ndan sonra nükleer alandaki çalışmaları hemen başlatan ülkelerden biri Türkiye'dir. 1956 yılında, Başbakanlığa bağlı Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliği kurulmuş, 1961 yılında da Küçük Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde l MW gücünde araştırma reaktörü işletmeye açılmıştır. Nükleer araştırma ve geliştirme faaliyetleri halen Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından sürdürülmektedir. Nükleer santral çalışmaları 1956 yılında başlamasına rağmen ilk nükleer santralimizin 2006 yılında hizmete girmesi plânlanmaktadır. (Güney Anadolu'da İçel ili Gülnar ilçesine bağlı Akkuyu yöresi Akkuyu Nükleer Santrali) Nükleer santrallerin kuruluş maliyetinin yüksek olması ve bazı arızalarda çevreye yayılan radyoaktif sızıntı, bu santrallerin olumsuz taraflarıdır. Kaza olasılığı ve etkilerine karşı gerekli güvenlik önlemlerinin alınması şarttır. Nükleer santraller çevreyi en az kirleten elektrik santralleridir. Çevre dostu bir termik santral türü olduğu düşüncesi giderek yaygınlaşmaktadır. 1. Reaktör kalbi (reactor core) 2. Kontrol çubuğu (control rod) 3. Reaktör basınç kabı (pressure vessel) 4. Basınçlandırıcı (pressurizer) 5. Buhar üreteci (steam generator) 6. 1.Soğutma su pompası (primary coolant pump) 7. Reaktör korunak binası (containment) 8. Türbin (turbine) 9. Jeneratör - Elektrik üreteci (generator) 10. Yoğunlaştırıcı (condenser) 11. Besleme suyu pompası (feedwater pump) 12. Besleme suyu ısıtıcısı (feedwater heater) Nükleer santraller, hidroelektrik ve kömür yakıtlı santrallerin aksine, teknik olarak her yere kurulabilirler; Ancak üretilen elektriğin ekonomik olabilmesi için santralin kurulduğu yerin bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bu özelliklerden birkaçını şu şekilde sıralayabiliriz: Nükleer santraller kurulurken yapım maliyetini en aza indirebilmek için,deprem riskinin en düşük olduğu, nükleer santral parçalarının santralın kurulacağı yere kolay taşınabileceği, nükleer santrallerin yüksek su ihtiyacının karşılanması amacıyla deniz kenarında kurulması gerekliliğidir.
|